BAŞKAN GÜLSOY EKİM AYI DIŞ TİCARET VERİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ
27 Kasım 2025 - 12:44:57
“EYLÜL AYINDA 143 ÜLKEYE 341 MİLYON 762 BİN DOLAR İHRACAT, 131 MİLYON 685 BİN DOLAR İTHALAT YAPTIK”
Kayseri
Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Türkiye İstatistik
Kurumu (TÜİK) Ekim Ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi. Ekim ayında 341 Milyon
762 bin dolar ihracat, 131 milyon 685 bin dolar ithalat gerçekleştirildiğini
belirten Başkan Gülsoy, “10 aylık toplam 3 milyar 154 milyon 264 bin dolarlık
ihracatla giriyoruz. İş dünyası olarak tüm gücümüzle üretim, ihracat ve
istihdamın sürdürülebilirliği için olağanüstü mücadele veriyoruz. Bu başarı,
alın teriyle üretim yapan sanayicimizin ortak emeğinin bir yansımasıdır. Dünya
için üreten, ülkemiz için rekabet eden tüm firmalarımıza, çalışanlarına ve
emeği olan herkese teşekkür ediyorum.” dedi.
TÜİK verilerine göre 2025 yılı Ekim ayı
ihracat rakamlarını değerlendiren KTO Başkanı Ömer Gülsoy, “Ekim ayında 143 ülkeye, 341 milyon 762 bin dolar
ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,28 artış, bir önceki aya kıyasla yüzde 5,86 oranında
yine azalış yaşanmıştır. İthalatımız ise
131 milyon 685 bin dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 0,52
artış, bir önceki aya oranla yüzde 9,91 azalış gerçekleşmiştir. Yılın 10 ayını
toplam 3 milyar 154 milyon 264 bin dolar
ihracat ile kapattık. Geçen yıla oranla yüzde 1,58 oranında artış yaşandı.
Yılın ilk 10 ayında toplam ithalatımız
ise 1 milyar 463 milyon 159 bin dolar olmuştur. Geçen yılın ilk 10 ayına
oranla yüzde 14.11 oranında artış yaşanmıştır.“ diye konuştu.
Kayseri’den ihracat gerçekleştirilen
ülkeler hakkında da bilgiler veren Gülsoy, “İhracat pazarlarımız; Almanya,
Irak, ABD, Avusturya, İtalya, Fransa, Polonya, Romanya, Birleşik Krallık ve Gürcistan’dır.”
ifadelerini kullandı.
Kayseri ihracatının
sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, “Türkiye İstatistik
Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik
ve Elektronik, Demir ve Demir Dışı Metallar, Kimyevi Madde ve Mamulleri, Makine
ve Aksamları, Hazır Giyim ve Konfeksiyon, Halı, Otomotiv Endüstrisi, Meyve
Sebze Mamulleri, gibi sektörlerde artış yaşanırken Mobilya Kağıt ve
Orman Ürünleri, Çelik, Tekstil ve Ham maddeleri, İklimlendirme Sanayii, Madencilik
Ürünleri gibi sektörlerde azalış gerçekleşmiştir.“ dedi.
Küresel riskler ve
belirsizliklerle birlikte dış pazarda talep azalırken, ucuz maliyetli ülkeler
karşısında rekabetimizin zayıfladığını ifade eden Kayseri Ticaret Odası Başkanı
Ömer Gülsoy, şunları dile getirdi:
"İhracat,
Türkiye ekonomisinin en önemli itici güçlerinden biridir. Bu süreci aşmakta tüm
mekanizmaların üzerine düşen konularda ülke ekonomisine katkıda bulunacak
aksiyonları alması gerekiyor. Önümüzdeki tabloya baktığımızda, rakamların bize
fısıldadığı çok net bir gerçek var. Evet, veriler gösteriyor ki;
elektrik-elektronik ve makine gibi katma değeri daha yüksek alanlarda bir
kıpırdanma, bir artış yakalamış durumdayız. Bu, şehrimiz ve ülkemiz adına
sevindirici bir gelişme. Ancak madalyonun diğer yüzünü, yani canımızı yakan
tarafı görmezden gelemeyiz. Kayseri sanayisinin omurgasını oluşturan,
istihdamımızın yükünü sırtlayan ana damarlarda; özellikle mobilyada, çelikte ve
tekstilde ciddi bir tıkanıklık yaşıyoruz. Bakın, meseleyi sadece 'finansmana
erişim sorunu' veya 'kredi bulamamak' olarak okursak eksik kalır. Asıl mesele,
küresel arenada artık oyunun kurallarının değişmiş olmasıdır. Şu an
ihracatçımız tam anlamıyla bir 'kıskaç' altında. Ancak bu kıskacın boyutu
değişti. Eskiden sadece 'Çin ucuz, biz kaliteliyiz' derdik. Şimdi karşımızda
Mısır, Tunus ve Fas gibi çok daha dişli rakipler var. Ve size acı bir gerçeği
söylemek zorundayım: Bu ülkeler sadece ucuz işçilik avantajıyla gelmiyorlar.
Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat sürecine, karbon ayak izi ölçümü ve
raporlanması gibi çevreci standartlara bizden çok daha hızlı uyum sağlıyorlar.
Yani rakiplerimiz hem maliyet avantajını koruyor hem de Avrupa’nın istediği
'yeşil üretim' standartlarını, bizim firmalarımıza kıyasla daha hızlı
benimsiyorlar. İşte tekstil sektöründeki kan kaybımızın asıl sebebi budur.
Pazar hem ucuz hem de kurallara uyanı tercih ediyor. Biz, maliyet ve uyum
süreci arasında sıkışmış durumdayız. Bu tablo bize şunu söylüyor: Sadece
üretmek yetmiyor; artık hem maliyetleri yönetmek hem de yeşil dönüşümü
rakiplerden önce tamamlamak zorundayız. Aksi taktirde, özellikle Avrupa gibi
önemli bir pazarımızı kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağız. Biz ülkemizin
gücüne, alınacak tedbirler ve kolaylaştırıcı adımlarla, ihracatımızı
güçlendirebileceğimize inanıyoruz. Tüm zorlu şartlara rağmen üreten, rekabet
eden ve Türk ürünlerinin dünyada var olması için çabalayan tüm firmalarımız ile
çalışanlarına teşekkür ediyorum."