KTO TEMMUZ AYI MECLİS TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
GÜLSOY : "FİNANSMAN REEL SEKTÖRÜN OKSİJENİDİR, KOBİ’LERE ÖZEL ÖNCELİK VERİLMELİDİR"
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Temmuz Ayı Olağan
Meclis Toplantısı’nda konuşan Başkan Ömer Gülsoy; küresel ekonomideki sert
dönüşümden finansmana erişimde yaşanan darboğaza, sanayi yatırımlarından
KOBİ’lerin desteklenmesine kadar iş dünyasının gündemindeki kritik konulara
ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Finansmanın reel sektör için hayati bir
oksijen olduğunun altını çizen Gülsoy, “Büyük firmaların çarkı bir şekilde
dönüyor ama KOBİ’lerimizin finansman kanalları tıkanırsa atölyeler durur,
dükkânlar kapanır. Bankalar artık elini taşın altına koymalı, KOBİ
kredilerindeki büyüme sınırları kaldırılmalı ve Nefes Kredisi sürekli bir
finansman modeline dönüştürülmelidir” dedi.
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Temmuz Ayı olağan
meclis toplantısı M.Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Meclis
Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen Temmuz ayı olağan
meclis toplantısına; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Yönetim Kurulu Üyeleri, meclis ve komite üyeleri, Meclis Başkanlık
Divan üyeleri ile Basın mensupları katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla
başlayan toplantıda, Odanın Temmuz ayı faaliyetleri değerlendirilerek gündem
maddeleri oy birliğiyle kabul edildi.
Toplantıdaki konuşmasına Temmuz ayının tarihi
ve milli önemine vurgu yaparak başlayan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy;
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10. yıl dönümü, Kıbrıs Barış
Harekâtı’nın 52. yıl dönümü, Erzurum Kongresi'nin 107. yılı, Hatay'ın anavatana
katılışının 87. yılı ve Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümünü kutlayarak
vatan uğruna can veren tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle andı. Başkan Gülsoy
ayrıca, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı vesilesiyle basın mensuplarının
gününü tebrik ederken, merhum Veli Altınkaya ve Oktay Ensari başta olmak üzere
ebediyete irtihal eden gazetecileri rahmetle yad etti.
Gülsoy, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun
Türkiye-Tataristan Dostluk Nişanı’na layık görülmesi ve ICCD Yönetim Kurulu’nda
yeniden Başkan Vekili seçilmesinden dolayı duydukları gururu da dile getirdi.
"DÜNYADA SERBEST TİCARET DÖNEMİ BİTTİ, ÜRETİM KAPASİTEMİZ EN
BÜYÜK HAZİNEMİZDİR"
Küresel ekonomide fırtınalı bir dönemden
geçildiğini belirten Başkan Gülsoy, yüksek faiz, sıkı para politikaları,
tırmanan enerji maliyetleri ve jeopolitik gerilimlerin imalat sanayisini
darboğaza sürüklediğini ifade etti.
Gülsoy açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Dünya büyük bir dönüşümden geçiyor ve
serbest ticaret dönemi fiilen bitmiştir. Artık herkes kendi sanayisini ve
üreticisini koruyor. Ticaret sadece ekonomik bir faaliyet değil, bir güç ve
güvenlik meselesidir. Böyle bir dünyada üretim kapasitemiz en kıymetli
hazinemizdir; firmalarını nefessiz bırakan hiçbir ülke sanayisini koruyamaz.
Bizler İtalya ile Çin arasındaki coğrafyanın en büyük sanayi deviyiz ancak
küresel ve yerel zorlukların etkisiyle ciddi bir orta-düşük teknoloji tuzağı ve
sanayide kan kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. İhracatımızdaki yüksek teknoloji payı ne
yazık ki hâlâ yüzde 3-4 bandını aşabilmiş değildir. Bir ülke sanayisini ve
üreticisini kaybederse, onu geri kazanması nesiller alır. Bu kapsamda Sayın
Cumhurbaşkanımız tarafından müjdesi verilen 1 trilyon liralık yeni imalat
sanayi yatırım paketini son derece kıymetli buluyoruz. Bu karar, devletimizin
reel sektörün ve üreticinin sesini duyduğunun en somut göstergesidir. Üretimin
nefes alması Türkiye’nin nefes almasıdır; sanayicinin ve tüccarın güçlenmesi
ülkemizin güçlenmesidir."
“ENFLASYON HEPİMİZİN ORTAK DÜŞMANIDIR”
Merkez Bankası politika faizini yüzde 37’de
sabit bıraktığını belirten Gülsoy, “Fiyat istikrarı sağlanana kadar
sürdürülecek bu sıkı para politikası duruşunun; talep, kur ve beklenti
kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirmesini temenni ediyoruz.” dedi.
İş dünyası olarak enflasyonla mücadele
programını desteklerini vurgulayan Gülsoy, ”Enflasyon hepimizin ortak
düşmanıdır. Enflasyon düşmeden yatırımda öngörülebilirlik sağlanamaz, kalıcı
büyüme yakalanamaz. Ancak bu süreçte saha ile masadaki gerçeklerin örtüşmesi
şarttır. Bugün Kayseri’deki mobilyacımızın, imalatçımızın, tüccarımızın en
büyük gündemi ve en büyük sıkıntısı finansmana erişimdir.Finansman, reel
sektörün oksijenidir. Yüksek kredi faizlerinin yanı sıra; komisyonlar, dosya
masrafları ve ekstra ücretlerle firmalarımızın katlandığı maliyet ilan edilen
faizlerin çok üzerine çıkmaktadır. Bu yükü en derinden hissedenler ise
KOBİ’lerimizdir.” ifadelerini kullandı.
"KOBİ’LER İÇİN KREDİ BÜYÜME SINIRLARI KALDIRILMALI, NEFES KREDİSİ
SÜREKLİ HALE GELMELİDİR"
Bankaların
artık elini taşın altına koyması gerektiğinin altını çizen Gülsoy, “ Büyük
firmaların işleri bir şekilde dönüyor ama küçük işletmelerimize, KOBİ’lerimize
kaynak aktarımında tıkanıklık yaşanıyor. KOBİ’nin finansmana erişimi tıkanırsa
mahalledeki dükkan kapanır, sanayideki atölye durur, gencimiz işsiz kalır.
Enflasyonun düşüş patikasına girmesi ve jeopolitik risklerin yatışmaya
başlamasıyla birlikte; Merkez Bankamızdan politika faizinde indirim adımları
beklediğimizi, ayrıca politika faizi ile kredi faizleri arasındaki 20 puana
yakın makasın daralmasını temenni ediyoruz. Ticari kredilerdeki büyüme
sınırlarının gevşetilmesi, hatta KOBİ kredileri için tamamen kaldırılması reel
sektöre büyük bir nefes aldıracaktır. Bu noktada Sayın TOBB Başkanımızın,
Merkez Bankası Başkanı ve Kamu Bankaları Genel Müdürleriyle yaptığı temasları
son derece kritik buluyoruz. Talebimiz nettir: Kaynak kıtsa, öncelik en çok
ihtiyacı olan KOBİ’lerimize verilmelidir. Son 1 yılda 73 bin firmamıza 100
milyar liranın üzerinde imkan sağlayan Nefes
Kredisi uygulaması, yılda bir iki kez başvurulan bir can suyu olmaktan
çıkarılıp düzenli işleyen kurumsal bir finansman kanalına dönüştürülmeli;
limitleri büyütülerek ve vadeleri uzatılarak tüccarımıza ulaştırılmalıdır.” Değerlendirmesinde
bulundu.
GÜLSOY: TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜM, GENÇ
GİRİŞİMCİLİK VE PAZAR ÇEŞİTLİLİĞİ EN BÜYÜK ÖNCELİĞİMİZDİR"
Kayseri
Ticaret Odası olarak üç temel öncelikleri olduğunu açıklayan Gülsoy, sözlerini
şöyle sürdürdü:
“İlk
olarak; yapay zekâ, otomasyon ve yeşil dönüşümü üretim süreçlerimize hızla
entegre ederek teknolojik dönüşümü sağlamalıyız. İkinci olarak; değişen demografik
yapıda genç zihinlerin önünü açarak genç girişimciliği ve yeni iş modellerini
desteklemeliyiz. Ve son olarak; Batı’dan Doğu’ya kayan sermaye hareketlerini
yakından takip ederek pazar çeşitliliğimizi artırmalıyız. Önümüzdeki yıllarda
küresel orta sınıfın yüzde 80’ini oluşturacak Hindistan, Vietnam, Endonezya ve
Mısır gibi yükselen pazarları mutlaka radarımıza almak ve buralarda var olmak
mecburiyetindeyiz. Artık sadece ucuz iş gücüyle rekabet etme devri kapanmıştır.
Otomasyonu, robotlaşmayı, kesintisiz enerjiyi ve veriyi doğru kullanarak
markalaşmak, daha az kaynakla daha yüksek katma değer üretmek zorundayız.”
“GURBETÇİLERİN GELMESİYLE ŞEHRİMİZDE
CANLILIK YAŞANIYOR”
Yaz
döneminde gurbetçi hareketliliğine de değinen Gülsoy, “Turizm sezonumuz açıldı
ve çok şükür bereketli geçiyor. Turizm, ülkemize artı değer kazandıran, bacasız
sanayi olarak adlandırdığımız önemli bir sektör. Bu sektörü daha da yukarılara
taşımamız gerekiyor. Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte hizmetler sektöründe
de gözle görülür bir hareketlilik başladı. Anadolu’da 7., 8. ve 9. aylar
‘gurbetçi mevsimi’ olarak bilinir. Gurbetçilerimizin gelmesiyle birlikte
şehirlerimizde büyük bir canlılık yaşanıyor. Anavatanlarına gelen
gurbetçilerimiz, A’dan Z’ye her sektöre fayda sağlıyor. Bıraktıkları dövizler
şehir ekonomimize can suyu oluyor, turizmden ticarete kadar her alana katkı
sunuyorlar. İnşallah bu hareketlilik yaz sezonu boyunca devam eder” şeklinde
konuştu.
